Bunalımın sebebi ne olursa olsun faturasının kadına kesilemeyeceğini belirten Uysal, ‘’Kadın; karşısındakinin düşüncesinin aksine iktidarı, gücü veya yönetimi istediği için değil hak ve adaleti istediği için mücadele verir. Kadının bu merkezdeki tavrı, düşüncesi ve davranışı yaşamın her alanında derin yapıcı etkiler bırakır. Boşanma, işsizlik, bunalım ve ebeveyn-çocuk ilişkisinde yaşanan problemler kadının etkisiyle oluşan durumlar olmadığı gibi faturasının kadına kesilmesi sorunun sahibinin hatasını yıkma girişimidir’’ dedi.

Teşkilatlı bireylerin hakları konusunda daha bilgili, ikili ilişkiler konusunda da daha tecrübeli olacağının altını çizen Uysal açıklamasında; ‘’Davranış, duruş ve tutum açısından kadim gelenekleri olan bir teşkilatın yaşama dair her alanda mensuplarına kazandırdığı bir şuur vardır. Bu şuur kişiye gerek bireysel yaşantısında, gerek aile, gerekse toplumsal hayatında huzuruna musallat olacak her türlü tehditten uzak durmayı kazandırır. Şiddet bir sonuç olduğundan bu sonuca varmadan evvel tedbirler almak gerekir. Kanuni haklar elbette önlemdir fakat, en mühim önlemlerden bir tanesi de; yaşama dair hak, hâd ve toplumsal ahlakın aşılandığı teşkilatlardır. Acıklı hadiselerin son bulması, başka canların yanmaması ve vicdanların daha fazla kanamaması için derinlemesine çalışmaların da yapılması gerekmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi Karaman kadın kolları başkanlığı olarak, bir şehrin kadınları mutluysa herkes mutludur düşüncesi ile bu çalışmalara sonuna kadar destek vereceğimizin, takipçisi olacağımızın bilinmesini isterim. Bilinmelidir ki, kadın şiddete maruz kalıyor, öldürülüyorsa, toplum öldürülüyor, yarınlarımız yok oluyor demektir. Ölen kadın değil toplumdur. Bu bağlamda; Kadının her alanda ilerlemesini sağlamak, toplumsal huzuru korumak ve güçlü kadınlar olmak için tüm kadınlarımızla birlikte çalışmaya özen gösteriyoruz’’ sözlerine yer verdi.

Geçtiğimiz gün çocuğu önünde katledilen Emine Bulut’un öldürülmesi olayına ait görüntülerin vahşet olduğuna dikkat çeken Başkan Uysal açıklamasında son olarak; ‘’Bizim dinimiz, geleneğimiz mazluma el uzatmayı emrederken, katil ile maktülü kendi kaderine terk edip seyretmek, bu elim hadiseyi kayda almaya çalışmak ayrı bir vahşettir. Bir haksızlığı bile elimizle, dilimizle durdurmamız gerekirken, böylesi bir olayda abesle iştigal edenin de vay haline’’ diye belirtti.